Bu satırlarda düz bir hikâye yok.
Ama dikkatli bakarsanız… Hiçbir şey de rastgele değil.
“İsmin sahibini Amasya’da iken kaybettim. Aydın’da anılarım oldu; adıma kararlar verdiler. Burdur’da mynet yani e-posta ile tanıştım. Belki de her şeyin dönüm noktası burasıydı. Sonra Çorum’la devam ettim. Kaybettin bırak diyenleri şaşırtıp kazanmayı öğrendim. Diyarbakır’da bilişimi bıraktım. Edirne’de tekrar bilişime başladım. Zorunlu olarak Erzincan’da 1 yıl yaşadım. Sonrasında Erzurum’a geldim ve kariyer hayatıma farklı bir projeyle devam ettirdim. Eskişehir’de risk aldım, yanlış kişilerle yola çıktım. Hata yaptığımı geç de olsa anladım. Gaziantep’te kenara bir şeyler koymaya başladım. Hakkari’de radikal kararlar alıp risk aldım. Isparta’da birçok hayalimi gerçekleştirdim. Mersin durgun geçti. Bir şeyler değişmeli artık dedim. İstanbul’da risk almaya başladım. İzmir’e güzel bir başlangıç yaptım. Ama İzmir’den çıktığımda elim boştu. Sonra Kars’a geldim. Bu sıralar Kars’tayım. Yapmam gereken bir sürü şey var. Belki zaman yetmeyecek, belki de her şey çok güzel olacak.”
Yaşamak nasip olursa başka şehirlerde görüşmek üzere…